Menopozda hormon kullanan kadınlarda cinsellik sorgulaması çoğu zaman ihmal edilmektedir. Takip ettiğim hormon alan hastaların önemli bir kısmında vajinal kuruluk ve ağrının ortadan kalkmasına karşın libido eksikliği, uyarılma ve zevk almada olumsuzluklar devam etmektedir. Bu kadınlar iyi sorgulandığında bu sorunların çözümü olan testosteron ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu durumun iyi bir özeti olan bu makalenin özüne ekleme, çıkarma yapılmamıştır. Yalnızca okuyucunun anlayacağı şekilde Türkçeleştirilmiştir. İtalikler bana aittir (Dr. F.D)
Makalenin orjinali: British Journal of General Practice 2020;
Testosteron genellikle gözardı edilen, kadınların ürettiği önemli seks hormonlarından biridir Kadınlar menopozdan önce aslında östrojenin üç katı testosteron üretirler. Testosteron seviyeleri artan yaş nedeniyle yavaş yavaş azalır. Yumurtalıklar alınmışsa aniden düşer.
Androjen yetmezliğinin en sık tanımlanan bulguları kendini kötü hissetme, açıklanamayan yorgunluk, libido azalması da dahil olmak üzere cinsel fonksiyonlardaki değişiklikler, bilişsel değişiklikler, ateş basması, çarpıntı bulguları, kemik kaybı ve kas gücünde azalmadır.
Menopozdaki kadınlarda libido azalması veya eksikliği çok yaygındır. İngiltere’de tedaviyi düzenleyen otorite olan NICE kılavuzları, hormon replasman tedavisinin (HRT) tek başına etkili olmaması durumunda, düşük cinsel istek gösteren menopoz dönemindeki kadınlar için testosteron takviyesini önermektedir. İngiliz Menopoz Derneği (BMS) 2016’da bu endikasyonun, düşük cinsel isteği ve yorgunluğu olan menopozdaki kadınları da kapsayacak şekilde genişletilebileceğini bildirmiştir.
Testosteron kadınlarda kemik yoğunluğu ve kas kütlesi, bilişsel işlev, ruh hali, cinsel işlev ve enerji açısından önemlidir. Yeterli testosteron seviyesi kas-iskelet sistemi sağlığının, damar ve beyin işlevlerinin korunması için önemlidir.
KADINLARDA TESTOSTERON KULLANIMINI DESTEKLEYEN KANITLAR
Çok sayıda çalışma, hormonal tedaviye testosteron eklemenin, menopoz sırasında kadınlarda cinsel işlevi ve genel iyilik halini artıracağını göstermiştir. Kadınlarda testosteron tedavisine ilişkin yakın zamanda yapılan sistematik bir meta-analiz, klinik olarak gerektiğinde kadınlarda testosteron tedavisi için güçlü bir bilimsel destek sağlamıştır. Menopoz sonrası kadınlarda testosteron takviyesi, cinsel istek, zevk, uyarılma, orgazm ve kişisel imaj dahil olmak üzere cinselliğin bütün alanlarını iyileştirir.
Testosreron, hormon vermenin bir parçası olarak östrojenle birleştirildiğinde ürogenital, psikolojik ve somatik bulguların iyileştirilmesi, kemik yoğunluğunda artış ve bilişsel performansın arttırılması gibi ek faydalara sahip olduğu da gösterilmiştir. Kadınlar testosteron almanın ruh hallerini, konsantrasyonunu, motivasyonunu ve enerji seviyelerini iyileştirdiğini görür.
Maalesef, çoğu ülkede kadınlar için dozu ayarlanmış reçeteli testosteron bulunmamaktadır(Türkiye de bu ülkelere dahildir) (Tabblo 1). Uluslararası Menopoz dernekleri reçete edilebilecek testosteron ilaçlarıyla ilgili doz önerilerinde bulunmuştur. Testosteron verilmeden önce kadınların yeterince östrojenlendiğinden emin olmak gerekir. Bunun en önemli göstergesi ateş basması, çarpıntı ve vajinal kuruluğun ortadan kalkmasıdır.
Tablo 1
Menopozda sık kullanılan testosteron tedavisi
|
Kadınlarda normal testosteron aralığını tanımlamak zordur. Testler normal olsa da biyoaktivite nedeniyle takviye gerektiren eksiklik bulguları olabilir. Testosteronun büyük çoğunluğu seks hormonu bağlayıcı globuline (SHBG) bağlı protein olduğundan, dolaşımda yalnızca küçük bir serbest fraksiyon vardır ve bunun güvenilir bir şekilde ölçülmesi zordur. Biyolojik olarak kullanılabilir testosteron düzeyi hekiminiz tarafından özel bir formülle hesaplanabilir. Daha da önemlisi hastanın testosteron eksiklik bulgularının olmasıdır.
Serbest Androjen İndeksi (FAI) kullanılarak tahmin edilebilir. İngiliz Menopoz Derneği kılavuzu FAI’si %1’in altında olan,eksiklik bulguları olan bir kadında testosteron takviyesi düşünülebileceğini bildirmiştir.
Testosteron verilen bir kadının testosteronun yararlı etkilerini fark etmesi bazen birkaç hafta, hatta aylar sürebilir. 6 ay sonra bir iyileşme fark etmezlerse, o zaman faydasız olarak düşünülüp ilaç kesilebilir.
Mevcut BMS kılavuzu, testosteron kullanan kadınları izlerken FAI seviyesinin <%5’te tutulması gerektiğini, ancak bulgulardaki klinik iyileşmenin tedavide belirli bir seviyeyi hedeflemekten daha önemli olduğunu ileri sürmektedir
Tablo 2
Pratik noktalar
• Testosteron birçok kadında hormon tedavisinin daha etkili olmasını sağlayabilir.
Uluslararası Menopoz Derneği tarafından bir araya getirilen konuyla ilgili diğer dernek ve otoritelerin vardığı sonuç menopozda hormon verilen kadınlarda testosteron eksiklik bulguları varsa, testosteronun verilmesi şeklindedir. Testosteronun, azalmış cinsel istek bozukluğu (Hipoaktif cinsel fonksiyon bozukluğu) olan menopoz sonrası kadınlar için cinsel istek ve kaliteyi artırmada etkilidir ve cinsel istek, uyarılma, orgazm, hazzın artması ile birlikte cinsiyetle ilgili kaygı ve sıkıntıları iyileştirir. Başlangıçta ve tedavinin 3-6 haftasında hormon düzeyleri ölçülebilir. Ama, hastaların tedaviye yanıtı şikayetlerinin azalması ile ölçülmelidir. Kanda aşırı testosteron düzeylerinden sakınmak için 6 ayda bir testosteron düzeyi ölçülebilir. TESTOSTERONUN GÜVENLİĞİ Testosteron transdermal jel olarak ve düşük dozlarda kullanıldığında güvenlidir. Menopozdaki kadınlarda testosteronun 2 yıldan fazla kullanımına ilişkin çok az uzun takipli güvenlik verisi bulunmaktadır. Mevcut çalışmalar, transdermal jel testosteronun kan basıncını artırmadığı ve lipid-kolesterol profili üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı konusunda güven vericidir. Çalışmalar transdermal testosteronun böbrek fonksiyonunda, karaciğer fonksiyonlarında ve kan hücre değerlerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını göstermektedir. Kısa süreli kullanımlarda meme kanseri riskini artırmadığı ve rahim içini(endometrium) uyarmadığı gösterilmiştir Meme kanseri olup menopoza giren kadınlara testosteron vermenin ne kadar güvenli olduğu şu anda bilinmemektedir. Bu kadınlarda tedaviye onkolog konsültasyonu ile karar verilebilir. Uygulama yerinde sivilce ve kıllanmada artış gibi yan etkiler nadir olarak ortaya çıkabilir, ancak testosteron seviyeleri kadın fizyolojik aralığında tutulursa yüzde kıllanma, saç dökülmesi veya ses kalınlaşması olmaz. |